Tıp İlminin Önderleri

Tıp İlminin Önderleri

İslâm tarihinde tıp ilminde tanınmış filozoflardan birisi Muhammed bin Zekeriyya Ebu-Bekr er-Râzî’dir ki, doğum yeri Horasan olup, hicrî 311′de vefat etti. Râzî ömrü boyunca bir dakika bile kaybetmemeyi tercih ederek ya karalama yahut temize geçirmekle uğraştığından, yüzden ziyade eseri vardır. “el-Hâvî ” isminde bir kitabı ile çiçek ve kızamık hastalıklarına dair bir eseri yabancı dillere tercüme edilmiştir.

Onun tıbbî nasihatlerinden biri şöyledir: “Gıdalarla tedavi olmak mümkünse, ilaçlardan uzak dur. Tek başına tedavi mümkünse, topluluktan uzak dur. Hastalığın başlangıcında ilaçlarla işe başlanacak olursa, kuvveti düşürecek ilaçlarla başlama…”

Diğer biri de Ebu Ali Hüseyin İbn Sina’dır ki, Şiraz nahiyelerinde bir köyde, hicrî 370 yılında doğmuş, 429 tarihinde Hemedan’da vefat etmiştir.

Avrupalı tarihçilerden bazıları der ki: “Bu zat tabiblerin önderi ve belki filozofların meliki denilmeye layıktır ki, ömrü boyunca görmediği bela ve musibet, uğramadığı sıkıntı kalmamışken, yine kendinden sonrakilere araştırma sermayesi olarak pek çok pahabiçilmez eser bıraktı.”

İbn Sina’nın “el-Kanun” ismindeki kıymetli tıp kitabı (dört cilt) hicrî 600 tarihlerinde Jerar Garmon adlı hekimin çabasıyla Latince’ye tercüme edildi. Daha sonra her lisana nakledildi.

Endülüs’te hicrî 250 tarihlerinden sonra tıp ilmi öyle bir seviyeye gelmiştir ki, orada yetişen tabipler, 7. yüzyıla değin dünyanın diğer kıtalarında çıkan alimlerle sayıca hemen hemen eşittir. Bunların en meşhuru Ebu’l-Kasım Halef bin Abbasî’dir. Medinetü’z-Zehra’da doğan Ebul-Kasım, Lion kralı Sanşo’yu Kurtuba’da tedavi etmiş olduğundan 350 senesinden sonra ölmüş olmalıdır. Bu zatın cerrahlığa dair çok meşhur olan “et-Tarif” adlı mühim kitabı bütün Avrupalı doktorlar için müracaat kaynağı olmuştur. Ne yazık ki diğer eserleri zamanla kaybolmuştur. 


Ziya Paşa, Endülüs Tarihi, İstanbul 2004, s. 517-519

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir